Ana Sayfa / Makaleler / Ağrılar Ne Söyler?

Ağrılar Ne Söyler?

Bedenimiz her daim sinyaller verir bize. Kendi dilinde konuşur. Biz de dinleriz, dinlediğimizi zannederiz, aslında sadece bir şeyler algılıyoruzdur daha ötesi değil. Çünkü dilinden anlamayız. Tıpkı bilmediğimiz bir dili konuşan insanları dinlediğimiz gibi. Duyarız bir şeyler fakat anlamından habersiziz.

Bedenimizi de işte tam böyle “dinlemekteyiz”. Eğer “bedence” biliyor olsaydık anlamlı gelirdi söyledikleri. Klasik “beden dilinden” söz etmiyorum, yanlış anlaşımlasın. Beden dili bizim karşımızdaki kişilere kendi ifademiz olmakla birlikte, bedenimizin söyledikleri bizi bize anlatmaktan ibaret.

Konuşma dili duygulardır bedenin temel olarak. Bir yerlerinde bir şeyler hissedersin. Hani sevindiğinde, mutlu olduğunda içinde hissettiğin kıpırtı, heyecanlandığında elinin ayağının birbirine dolanması. Aşık olduğunda fizyolojinin başkalaşım geçirip, daha önce hiç hissetmediğin şekilde seni kendine bile yabancı kılması. Bunlar herşeyin çok güzel olduğunun habercileri olan duygular ve bedeninde hissettirdikleri. Korku ve üzüntü anında ise içine düştüğün karamsarlığı yansıtan fizyolojik değişimler. İşte burada başlar bir şeylerin çok da yolunda gitmediğine dair sinyaller.

Bunlar bedenin normal ses tonu ile konuşması seninle. Baktı ki sen bu tonlamadan ya da tarzdan anlamıyorsun, o zaman iletişimini farklılaştırıp gücünü ve etkisini arttırıyor. Biliyor ki dikkate alabileceğin en etkili iletişim şekli “ağrılar” ve bunları kullanıyor. Ağrının şiddeti arttıkça görmezden gelemeyeceğini biliyor çünkü.

Ne var ki ağrıların dilini anlamaktan pek bihaber davranır birçok kişi. Ağrının gerçek nedenini anlamaktan uzak, sadece belirtileri ortadan kaldırmak için bir çabalama sürecine girer. Oysa ki o ağrının bir görevi, sana anlatmak istediği bir derdi var. Belirti sadece göstergesi onun. Asıl ilgilenmen gereken gerçek nedeni.

Diyor ki bedenin; “ey bana sahip olan zihin ve ruh, bir yerlerde bir şeyleri yanlış anlamlandırıyorsun ve bu seni yanlış yapmaya yönlendiriyor. Neyi mi yanlış yapıyorsun? Onu anlamak için nerenin ağrıdığına bak, söylüyorum orada neyin ters olduğunu. Neyi düzeltmen gerektiğini de sen bul. Ruhun gölgesinde Zihin bulursa yolu, ben beden de onun gereğini yaparım. Hasta olan ben değilim, benimle uğraşmayı bırakın, kendinizi düzeltin! Sonrasında ben zaten sizin yolunuzdan devam ederim.”

Haydi bakalım, öğrenmeniz gereken yeni bir dil var; Bedence. Sonrasında algılamanız ve yeniden anlamlandırmanız gereken bir bedeniniz ve ağrılarınız. Kolay gelsin…

Sevgi ve Şifa ile…

Yasemin ÖZKUL AYDIN

Kuantum Dokunuş Uluslararası Uygulayıcı ve Eğitmeni

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Top