Bir yanın bir yerlerde diğer yanın başka yerlerdedir ya bazen, çoğu zaman mı yoksa?
Güne gözünü açtığın andan itibaren hem de, bir yanın hemen kalkmalı yapacak çok şey var derken, diğeri onca işi yapıyorsun da ne oluyor, biraz daha yatmalı ikilemine düşürmüyor mu?
Güne kahvaltı ile mi başlamalı, kahveyle mi?
Öncelikler de sıralanmalı, kavga etmeden !
Şöyle bir baktığında kendinle çelişkiler yaşadığın hatta işi kavgaya ve inatlaşmaya döktüğün nelerin var?
Bir de taraf tutarsın kimi zaman, sanki biri başka da diğeri sen.
Koşulların giderek güçleştiği, başarmanın, neredeyse hayatta kalmanın bile her gün giderek daha fazla çaba bazen de mücadele gerektirdiği şu hayatta, işleri daha da yokuşa sürmekten başka nedir ki tüm bunlar?
Sorun nedir, diye sorsam öyle çok sıralarsın ki…
Çözüm, desem peki?
Çözüm mü? Hep dışarıdan arandığı ve tatmin olunamadığı için yok gibidir çoğu için. Çünkü problemler de hep dışarıdan gelir zaten, senin hiçbir dahlin yok!!!
Sıkça şunu öneririm danışanlarıma da; bir ayna al! Öyle küçük filan değil, kocaman boy aynası, dev aynası gibi hani… Oradan bak kendine sabahın ilk anında, gün içerisinde, akşam yatmadan önce…
Uzun uzun baktığında ve giderek daha samimi olmaya başladığında içeriden bakıp da göremediğin seni, dışarıdan bakarak içini görmeye başlayacaksın. Nasıl bakman gerektiğini de bileceksin elbet, boş boş bakmadan…
Bakabilmeyi ve görebilmeyi öğrendiğinde anlayacaksın ki, sorun da sensin çözüm de sen. Her ikisi de içinde bir yerlerde. Hangisine dokunursan, onu açarsın, ona teslim olursun.
Bu durumda yapman gereken şey, bir seçim…
Sevgiyle yapın seçimlerinizi…
Yasemin ÖZKUL AYDIN