Ana Sayfa / Makaleler / İyileşme Hikayelerinin Kaynağı

İyileşme Hikayelerinin Kaynağı

Kendimize dair arayışlarımız hep uzaklardadır her nedense. Çocuk yaşlardan itibaren her şeyin uzaklardan, başkalarından, başka sebeplerden yaşandığı ve oluştuğu öğretildiğinden belki de. Kendi başımıza bir şeylerin üstesinden gelmek, meydana getirmek, baş edebilmek “yapamazsın”, “bu senin yapacağın iş değil”, “düşersin”, “üzülürsün”, “bitiremezsin”…. daha pek çoğu ile engellendiği için belki de.

Neyi öğreniriz bu yaklaşımlarla?

Elbette, kendi başımıza başarılı olamayacağımız, kendi başımıza aslında hiç de bir şey ifade etmediğimiz, çok da önemsenecek ve yetenekli bir varlık da olmadığımızı.

Neden? Abarttığımı düşünen var mı? Okumaya devam edin o zaman ve küçük yaşlarınızdan itibaren yaşadıklarınızı ve en çok duyduğunuz cümleleri de geçirin bir yandan zihninizden.
Şu an anne-baba rolünde olan çok kişi tanıyorum, çocuklarının ödevlerini kendi ödevleri kabul eden ve “o tek başına yapamaz!” ifadelerini kullanan. Dolayısıyla “iyi”, “sorumlu” anne-baba kimliğini hak ettiğine inanan. Bu küçük bir örnek sadece.

Sizde durumlar nasıl peki?

Neden duruyorum bunun üzerinde dersiniz? Çünkü çocuk yaşlarda başlayan ve yıllarca devam eden anne-baba, komşu, öğretmen ve çevredeki diğerlerinin söylemleri, çok güçlü bilinçaltı kayıtları oluşmasına sebep oluyor. İnsanın tüm yaşamı boyunca düşündüğü, yaptığı, yapmadığı, yapmak istemediği, yapmak isteyip de yapamadığı, yapmaya cesaret edemediği, düşünmeye bile cesaret edemediği, yapmayı çok istese de hak etmediğine inandığı, istemediği halde yapması gerektiği (!) için yapmak zorunda olduğu, yapmasam iyi ama ne var ki başka seçenek yok inançları, yapabileceğine inanamadığı …. şeylerle iç içe olmak durumunda bırakır.

Karmaşık mı geldi? Bir düşünsenize, kaçınızın hayatı benzer ya da daha da karmaşık durumda? Hepiniz tam da yaşamak istediğiniz gibi yaşadığınıza inanıyor musunuz gerçekten? Tam da yapmak istediğiniz her şeyi yaptığınıza ve istemediklerinizi asla yapmak zorunda olmadığınıza inanıyor musunuz? Dürüst olun, önce kendinize…

Peki ya sağlığınız ne durumda? Çakı gibi misiniz yoksa sürekli olarak cebinizde ağrı kesici, mide ilaçları, kendinizi iyi hissetmek için çeşitli tabletler taşımak zorunda mı hissediyorsunuz?
Neden peki? Acaba yeterince yolunda değil mi her şey? Yapabiliyor musunuz dilediklerinizi ve yönlendirebiliyor musunuz yaşamınızı içinizden geldiğince?

Sağlıklı olmak ve iyileşmek için engelleriniz neler biliyor musunuz?
Önemli bir kayıt size. En büyük engeliniz; iyileşmenin de size dışarıdan gelmesini bekliyorsunuz, aynen hastalıkların dışarıdan geldiğine inandığınız gibi. Oysa gerçek olan şu; hastalık size bazı şeyleri yanlış yaptığınız ve yanlış yaşadığınıza dair mesajlar vermek için geldi. İyileşme de sizin kendinizi iyileştirebilme yeteneğine sahip olduğunuza inandığınız ve doğru bilinçaltı kalıplarını oluşturduğunuz koşulda gelecek. Ama beklediğiniz gibi dışarıdan değil, tam da içinizden gelecek, kaynaktan ve en doğal haliyle.

Yani kendin izin vereceksin, olması gerekeni yaşamında var edeceksin, olmaması gerekeni göndereceksin ve senin için ideal dengeyle birlikte iyileşmeye, şifalanmaya geçiş yapacaksın. Bir anlamda boyut değiştirmek gibi belki.

Ne var ki; işte tam da o zaman yaşamının gerçek tadını almaya başlayacak ve anlamını keşfedeceksin.

Haydi, o gün bugün olsun.
Şifa ve iyiliğin her hali sizinle olsun…
Sevgiyle…
Yasemin ÖZKUL AYDIN
Kuantum Dokunuş Uluslararsı Uygulayıcı ve Eğitmeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Top