Kitabımdan…
TESLİMİYET Mİ TESLİM OLMAK MI?
Zihnimizde bulduklarımız, duygularımızın yaşattıkları, geçmişimizden taşıdıklarımız ve içinde bulunduğumuz koşullar günümüzü nasıl yaşadığımızı şekillendiren başrol oyucuları. Sanki kendi filmimizin baş rolünü kendimiz oynuyormuş gibi zannetsek de aslında çoğu zaman sadece bir figüranız.
Her şeye teslim olma zayıflığı bizi bu durumda bırakan. Teslim olmak ile “teslimiyet”i ince bir çizgiyle ayırıyorum burada.
Teslimiyetde karar vermek, atacağın adımları bilmek, ne yönde ilerlediğinin farkında olmak, kararlı olmak ve yapabileceğine inanmak vardır. Üzerine düşen sorumluluğa sahip çıkmak. Doğrusu eğrisi ile benim kararım, sonuçlarına katlanmaya ya da mükafatlanmaya sonuna kadar varım demek. Sonrasında değiştiremeyeceğin şeyler ve olayların akışındaki sihre inanıp, teslimiyete geçmek.
Teslim olmakdaki gibi; “sabah uyandım içimde bir sıkıntı”, “bugün enerjim düşük”, “hep böyle ters insanlar benim karşıma çıkar zaten”, “ben yapamam”, “her işim ters gidiyor”, “yapmak zorunda olduklarım var”, “insanların bana ihtiyacı var”, “böyle bir kural var, farklı bir şey yapamam”……… Sizin de kendinizden ya da etrafınızdan katacağınız eminim daha çok cümle ilave edilebilir buraya…
İşte bu teslim olmak…. Hiçbir şey yapmak için çabalamadan içinde bulunduğu koşullardan mutsuz olmak pahasına, yaşamını geçmişiyle, bugünüyle ve geleceği ile teslim etmek.
Kime teslim ediyor?
Kendisi biliyor mu acaba?
Sorumluluk alamadığı için ortaya bırakmış, kim alırsa… Onun hayatını yönetmek kim için keyifli olursa, teslim olunan da odur işte… Kimi zaman çocuklarınız, eşiniz, aileniz, eşinizin ailesi, arkadaşlar, patron, mahalledekiler, çoğu zaman hiç tanımadığınız, belediye otobüsünde veya şehir hatları vapurunda karşılaştığınız insanlar hatta… Sizi yönetmekten kim keyif alıyorsa ona teslim!!!
Nasıl hoşunuza gitti mi bu cümleleri okuyor olmak? Sanki çok zayıf insanlardan ya da sayıca çok olmayan bir kesimden söz ediyormuşum gibi gelebilir kiminize. Biraz daha yakından bakın derim çevrenizdekilere ve kendinize.
Çok güçlü duruş sergileyen, çevresindekilerin saygınlığını kazanmış, yönetici pozisyonunda olan pek çok kişi de dahil olabilir, hiç sakıncası yok… Oluyor da….
Bakmak ve görmek gerekir; Ne yaşıyorum? Neden yaşıyorum? Yaşadıklarımdan ne kadar hoşnutum?
İşte vereceğiniz cevaplar belirleyecek yönünüzü, duruşunuzu…
Teslimiyet mi? Teslim olmak mı?
Kendinizi başrol oyuncusu zannettiğiniz, aslında figüranı olduğunuz hayatınızın yönetmeni olmanın zamanı gelmedi mi hala?
Yasemin ÖZKUL AYDIN