
Hayata tutunmak için sebeplerimiz olmalı her zaman. Bize değer katan, olduğumuzdan daha fazlası olabilmemizi sağlayan.
Gerçekten her şeyinle inanabileceğin güçlü bir sebebin olmalı. İnanmadığın için çabalamazsın çünkü. İnancın ne denli çoksa, ne kadar tutkuluysan o kadar emek verirsin. Yaptığın hiçbir şey yük gelmez. Omuzların çökene dek çabalasan da yorgunluk hissetmezsin. İnandığın şey besler seni, güç verir. Ümidini yitirmeden gayretlerini ortaya koymanın gerçek bir nedeni vardır çünkü senin için.
Burada önemli olan iki nokta olduğunu düşünürüm. Birincisi inandığın şey gerçekten doğru olan mı senin için? Hayatında olması gereken, olmayı hak eden mi? Emin olmalısın bundan. Yoksa canla başla tırmandığın tepenin yanlış tepe olduğunu oraya varınca anlarsın ancak.
İkincisi de; inandığının senin güç kaynağın olduğunu hissetmelisin, bağlansan da bağımlılığın olmamalı. O senin hizmetinde olmalı, sen onun hizmetkarı değil. Elin, ayağın, zihnin, yüreğin bağlanırsa başka bir şeye, onun bağımlısı olursun. İş göremezsin yokluğunda. Bırak yolun sonuna ulaşmayı, nefes alamaz halde bulursun kendini.
Kendi yaşamına inanmalı insan. En çok da kendine güvenmeli ve sevmeli. Yol arkadaşları her zaman yanındadır, önemli olan bağımlılığın olmasın başkasına. Kendi gücünle, inancınla koyul hep yola.
Bugün bağımlı olduklarınızdan özgürleşmenin ilk adımı olsun. Her ne ya da her kime ise… Yol verin… Kendi gücünüze inanmanın büyüsünü fark edin.
Yasemin ÖZKUL AYDIN